mIRC & IRC Platformu

mIRC, Türkçe mIRC Bahane Amaç Sadece; Bir Fincan Kahve ;)

Sevgiliye Feryat

 

Öyle bir Aşk’a tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz.Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında…
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin nedeni, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Gözyaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdadır.Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak…Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; “Ölmek var, dönmek yok”tur.
Gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını.Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya.
Şurasından, burasından eleştirmeye koyulursunuz: “Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz yada eskisi gibi olsa…” Başkalarını örnek göstermeye, ” Bak onlar nasıl yaşıyor” demeye başlarsınız.Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız.Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz.
“Eskiden böyle miydi ya…” diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirinin kapısı; açıldıkça, bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından.Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu,ihanete sayar.Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür.”Ya sev böyle yada terk et” diye gürler.Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ısıtan o rüya, bir kabusa dönüşür birden.
Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size.Hoyrattır, bakmaz yüzünüze.Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden.”İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için…” dersiniz, dinletemezsiniz.
Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz, ama böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek,terk edersiniz.”Madem öyle…” nin çağı başlar ondan sonra.Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde “günah sizden gitmiştir”.
Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz.Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece.Daha özgür olacağınız limanlara demirlerseniz bir süre.Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni.Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur.Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler,sırtına binenler sarmıştır çevresini .Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye.Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla.”Bana ne, kendi seçimi” diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre.
Ama sonra . . .
Ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden… Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız.Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh şarap içmeyi…Karşı nehrin kenarından hasret şiirleri haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye…Dönüp “Seni hala seviyorum” diye bağırmak geçer içinizden,dönemezsiniz.
Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz.Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem “Ne olacak sonunda” kuşkusu…
Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz

[ysnz]

Alıntı yapılması bile yasaktır.


Etiketler:

Morg Monologları

Hiç durmadan sabaha kadar ve diğer sabaha kadar ve geceye kadar ve sonra tekrar sabaha kadar ve diğer sabaha kadar sayıkladı durdu.Birbiriyle alakasız şeyler ve genelde sinir bozucu kelimeler. Birkaç kez uyandırmayı denedim onu ancak malesef bu pek o kadar kolay Devamını oku »

Hiçbiri

Hayvanların Kış Uykusu

dünyanın birçok bölgelerinde, kış mevsimi başlangıcında, milyoncarca hayvana garip bir uyuşukluk çöker ve bunlar dinlenmeye çekilirler. bazı hayvanların bu özel durumuna “kış uykusu”denir. Devamını oku »

Hiçbiri

 

atatürk ün hayatıyla ilgili olayları okumak, hem onu tanımak hem de düşüncelerini öğrenmek açısından çok önemlider. aşağıda atatürk le ilgili bir anı okuyacaksınız.
ankara da yakıcı bir yaz günüydü. atatürk, arkadaşları ve yaverleriyle kızılcaham a giderken kazan köyü yakınlarında otomobilinden indi. köyün yaşlısı, genci, kadını, erkeği onu görmeye koştu. kimi su getirdi kimi de ayrın. Devamını oku »

Hiçbiri

Atatürk Ün Fidan Dikme Sevdası

 

atatürk ün etimesgut köyü nde yaşlı bir dostu vardı. adam eski rumeli göçmenlerindendi. atatürk le pek teklifsiz, senli benli konuşurlardı.
fidan dikme, ankara ağaçlandırma ve yeşertme merakı, atatürk ü hergün çiftliğe çekiyordu. toprakların bir bölümünde, türlü denemelere rağmen ağaç tutturulamamıştı.
atatürk ısrarla, toprağı tahlil ettirip, çeşitli fidanları diktiriyordu. hiçbiri istenen ve beklenen sonucu vermiyordu. Devamını oku »

Hiçbiri

Masal / Koç Aslan ve Maymun

 

Aslan Kral`ın hakim olduğu beldede `fare` sorunu çıkmıştı. Bir grup fare, belde sakinlerinin yiyeceklerine saldırıyor, ne olduğuna bakmadan kemirip telef ediyordu.Aslan Kral, bunun artarak devam ettiğini görünce, `tabilerimin hukuku benden sorulur` deyip kükredi. Bu kükremeden korkan farelerin çoğu kaya altındaki oyuklara sinerken, zarar-ziyan verici takımı, yüksek tepelere kaçarak izini kaybettirdi. Devamını oku »

Hiçbiri

Masal / Koyun Keçi ve Tilki

Güzel bir mera vardı ve o merada koyunlarla keçiler, huzur içinde otluyordu. Ummadıkları anda kurt geldi, bir koyunu çekip götürdü.“Mee! Meeee!“ diyerek bağırıştı koyunlar.

Birgün, yine otluyorlardı güzel merada. Kurt, yine geldi. Sürünün kenarında kalmış keçiyi kapıp götürdü. Devamını oku »

Hiçbiri

Anlayana

Eşekler köydeki semerciden çok şikayetçilermiş. Semerci hiç iyi semer yapamıyormuş. Eşeklerin sırtları kanlı yaralarla doluymuş. Eşekler toplanıp yeni bir semercinin gelmesi için dua etmişler. Hikaye bu ya duaları da kabul olunmuş ve gerçekten köye yeni bir semerci gelmiş. Devamını oku »

Hiçbiri

Adını Siz Koyun

Şehir merkezine, daha doğrusu istasyona bir saatlik uzaklıkta, kenarda kıyıda kalmış, kuytu bir mahallede oturmaktayız. Sabah altı trenine yetişmem, bir dizi zaman ayarlamalarıyla mümkün olabilir. On- on beş dakika uyanma faslı, yarım saat hazırlık, kahvaltı ve en kötüsü bir saat istasyona yürümek derken en geç dört on beşe saati kurmalıyım. Devamını oku »

Hiçbiri

― Neden yollardasın? Nereden geliyorsun? Gezginliğinin amacı var mı? Belki bu son yolculuğun olur, merakının, ideallerinin… İdeallerinin merakla buluştuğu toy çocuğum benim… Devamını oku »

Hiçbiri